+90 212 248 89 19 +90 531 636 72 17 info@tercumanlazim.com

Simultane Tercüme Nedir?

Simultane kelimesinin kökeni Latince ’den gelmektedir ve aynı anda gerçekleşen demektir.

Simultane tercüme de eşzamanlı, bir başka deyişle anında çeviri anlamına gelir ve dilimize pek çok başka kelime gibi Fransızcadan girmiştir.

Kelime anlamını irdeledikten sonra simultane tercümenin kapsamına da bir bakalım. Simultane tercüman ne yapar, simultane tercüme işini hangi ortamda gerçekleştirir, nasıl yapılır, simultane tercüman nasıl bir eğitim almış olmalıdır, hangi niteliklere sahip olmalıdır, herkes bu işi yapabilir mi, zorlukları nelerdir, simultane tercüme yapmak için gereken malzemeler var mıdır, gibi ilk bakışta akla gelen soruların cevaplarını arayalım.
Simultane tercüman, konuşan kişi ile eşzamanlı olarak yani anında konuşanın sözlerini hedef dile çevirir. Simultane tercümede bir konuşma veya diyalog zamansal atlatma yapılmadan tercüme edilerek aktarılır. Çok dilli bir konferansı örnek alacak olursak, çeviri dinleyicilere kulaklık ve mikrofon aracılığı ile aktarılır. Özellikle çok uluslu ve uluslararası kongre ve konferanslarda birçok farklı ülkelerden farklı diller konuşan ve anlayabilen katılımcılar bulunabilirler, her ne kadar küresel olarak günümüzde iş dünyasında ve akademik dünyada dil olarak İngilizce öne çıksa ya da kabul edilse de, katılımcıların hepsinden İngilizce bilmelerinin beklenmeyeceği pek çok kongre ve konferansta yapılmaktadır. Bu tür durumlarda farklı pek çok dilde çok sayıda tercüman kullanılır. Dolayısı ile simultane tercümede ses geçirmeyen bir kabin, mikrofon ve kulaklık gibi simultane tercüme ekipmanları kullanılmaktadır.

Simultane tercüme, oldukça özel ve hassas bir tercüme biçimidir. Simultane tercümanların bu konuda özel eğitim almış, işitsel becerileri/yetkinlikleri gelişmiş ve güçlü, diksiyonları düzgün, tercüme yaptıkları gerek kaynak gerekse hedef dile hakim kişiler olmaları gerekmektedir. Simultane tercüme tümüyle özel ve farklı bir alan olduğundan özel eğitimin yanı sıra geniş bir deneyim ve genel kültür bilgisi de gerektirmektedir. Hatalı bir simultane tercüme, işi yapanda da yaptıranda da hayal kırıklıklarına yol açabilir. Birçoğunuz televizyonlarda yayınlanan programları, konferansları, uluslararası toplantıları, olimpiyatlar gibi dünyanın her yerinden ülkelerin katıldığı organizasyonları seyretmişsinizdir, belki fark etmişsinizdir, belki dikkat etmemişsinizdir, ama bu tür yayınların bazılarında yapılan simultane tercümesi sizin de kulağınızı çok durağan ve sıkıcı gelmiştir. Bunun sebebi de yapılan konuşmaların kendi dillerindeki ünlemlerin, vurgulamaların, tonlamaların simultane tercüman tarafından hedef dile aktarılmamasından kaynaklanmaktadır. Bazılarını ise dinler veya seyrederken sanki kendi dilimizde konuşuyorlarmış gibi hissederiz. İşte bu küçük örnek sizlere simultane tercümenin aslında ne kadar büyük bir önem taşıdığını göstermektedir.

Her tercüman simultane tercüme yapamaz, hatta her ardıl tercüme yapan tercüman da simultane tercüme yapamaz. Yazılı tercüme yapan tercümanların neredeyse %99’u simultane tercüme işine girmezler. Bu sorumluluğu almazlar, çünkü yazılı tercümede tercümanın elinde olan olanakların hiçbiri simultane tercümede bulunmamaktadır. Yazılı tercüme yapan kişinin önünde bilgisayarı ve interneti olduğundan, simultane tercümana göre daha fazla zamanı da bulunduğundan takıldığı noktada başvurabileceği pek çok kaynak vardır. Aynı şekilde, simultane tercüme ardıl tercümeden de ayrılmaktadır. Ardıl tercüme daha çok toplantılarda, tele konferanslarda, kişiler arasında, iş gezilerinde fuarlarda yapılır. Bir kişinin söylediği diğerine aktarılır, burada önemli olan anlam bütünlüğünü bozmadan, ana fikri atlamadan söylenenlerin tercüme yapılmasıdır, dolayısı ile farklı kelimeler kullanılabilir, gerektiğinde kısaltılabilir. Yazılı tercüme yapan tercümanlar bu nedenle ardıl tercüme de yapabilmektedirler.

Diğer taraftan, başarılı bir simültane tercümenin yolu aynı zamanda iyi bir organizasyondan, konuşmacılar ile simültane tercümanlar arasında kurulması gereken geniş kapsamlı bir işbirliğinden geçmektedir. Organizasyonu düzenleyenlerin simultane tercümanlara, tercüme yapacakları konular hakkında ön bir bilgi vermesi hem simultane tercümanın işine daha iyi hazırlanmasını sağlayacak hem de tercüme kalitesini artıracağından, konuşmacılardan, dinleyicilerden ve organizasyona dahil olan diğer kişilerden gelebilecek şikayetleri azaltacak, hatta yok edecektir.

Simultane tercüme sırasında, tercüman ses geçirmeyen bir kabinde oturmak zorundadır, çünkü simultane üst seviyede bir konsantrasyon gerektirdiğinden tercümanın dışarıdan gelen seslere kapalı bir ortamda, izole edilmiş bir şekilde bulunuyor olması gerekmektedir. Kabinin içinde dinleyicilerin kulaklıklarıyla bağlantılı mikrofonlar bulunur. Simultane tercüman çeviri işlemi sırasında konuşmacının mikrofonundan kendi kulaklığına gelenleri anında mikrofona aktararak dinleyicilerin kulaklıklarına aktarılmasını sağlar. Bu nedenle bu çalışma sırasında sorunsuz işleyen bir tekniğin önemi de ortaya çıkmaktadır. Simultane tercüme sırasında oluşabilecek her türlü teknik aksaklık hem konuşmacıya hem tercümana hem de dinleyicilere sıkıntılı anlar yaşatabilir.

Simultane tercümenin zorluklarından biri de bu tercüme sırasında pek çok insanın bilmediği, teknolojinin dışındaki başka sorunların da ortaya çıkma olasılığıdır. Dillerin dilbilgisi yapıları birbirinden farklı olduğundan, simultane tercümeyi yapan tercüman konuşmacının cümlelerini sonuna kadar dinlemek zorunda kalır, sonrasında tercümeyi yaparak dinleyicilere iletir. Bu da eşzamanlı kavramının bir nev’i ortadan kalkması anlamına gelebilmektedir.

Simultane tercümenin zorlularından bir diğeri de, başka deyişle olmazsa olmazlarından biri de, bir konferans, kongre ya da simultane tercüme gerektiren uluslararası bir toplantı boyunca tek bir tercümanla bu işi gerçekleştirmenin çoğunlukla olanaksız olmasıdır. Çünkü sonuç itibariyle insan unsurunun önde olduğu bu işlem sırasında simultane tercümanın zihinsel konsantrasyonu doğal olarak bir müddet sonra düşmekte, dikkati dağılmaktadır. Araştırmaların gösterdiklerine göre bir simultane tercüman aralıksız olarak en fazla 45 dakika tercüme yapabilmektedir. Bu nedenle de kaliteli bir tercüme istendiği takdirde en az iki tercümanın birlikte çalışması gerekmektedir. Bu sayede, yorulan tercüman, diğer arkadaşı devreye girdiği için dinlenerek konsantrasyonunu tekrar toplayabilir. Bazı durumlarda dönüşümlü olarak çeviriyi yapan üç tercüman da kullanılmaktadır.

Simultane tercümanların, bu konuda eğitim veren üniversitelerin ilgili bölümlerinden mezun olmaları gerekmektedir. Yukarıda da sözünü ettiğimiz üzere her tercüman ya da dil bilen herkes simultane tercüme yapamayacağından bunun eğitimini almış olmaları önem taşımaktadır.

İnsanoğlunun üzerinde durmaksızın çalıştığı ve sürekli olarak geliştirdiği modern teknolojilere sahip robotlar veya akıllı cihazlar devreye tam anlamıyla girinceye kadar uzun bir süre boyunca uluslararası ilişkilerde tüm dünyanın simultane tercümeye ve simultane tercümana olan ihtiyacının devam edeceğini vurgulayarak sözlerimize son noktayı koyuyoruz.